Skip to main content

Ferdi Tayfur ⬥ Bağ Bozumu

-0:00
TURKOLLAGE

-0:00

TR
I
II
III
IV
V
VI
SP

TRANSLATION

Bağ Bozumu
Harvest Time
bağ: vineyard
bağ bozumu: grape harvest
Bir bağ bozumuydu gidişin, plajlar boşalmıştı
You left at harvest time—beaches had cleared away
bağ bozumu: grape harvest
gidiş: departure
plaj: beach
boşalmak: to empty
Bilmem farkında mıydın halimin, aklım sana takılmıştı
I don't know if you noticed my state—my mind was caught on you
farkında: aware
hal: condition, state
akıl: mind
takılmak: to get stuck, fixated
Nasıl da geçiverdi koskoca bir yaz mevsimi
How quickly the whole long summer slipped away
nasıl: how
geçmek: to pass
koskoca: enormous, whole
yaz mevsimi: summer season
Sonumu bile bile yakmışım kendi kendimi
I burned myself, knowing full well the end
son: end
bilmek: to know
yakmak: to burn
kendi: self
Sensizlik çöküverdi uzanan sahillere
Your absence sank across the endless shores
sensizlik: absence of you
çökmek: to collapse, settle
sahil: shore
İsmini haykırırım çığlık çığlık denizlere
I cry out your name, scream after scream, to the seas
isim: name
haykırmak: to shout
çığlık: scream
deniz: sea
Bir daha görecek miyim aşkların en güzelini?
Will I ever again see the most beautiful of loves?
bir daha: once more
görmek: to see
aşk: love
güzel: beautiful
Şimdiden özler oldum o güzel gözlerini
Already I long for those beautiful eyes
şimdiden: already
özlemek: to miss
göz: eye
güzel: beautiful
Nasıl da geçiverdi koskoca bir yaz mevsimi
How quickly the whole long summer slipped away
nasıl: how
geçmek: to pass
koskoca: enormous, whole
yaz mevsimi: summer season
Sonumu bile bile yakmışım kendi kendimi
I burned myself, knowing full well the end
son: end
bilmek: to know
yakmak: to burn
kendi: self
Sensizlik çöküverdi uzanan sahillere
Your absence sank across the endless shores
sensizlik: absence of you
çökmek: to collapse, settle
sahil: shore
İsmini haykırırım çığlık çığlık denizlere
I cry out your name, scream after scream, to the seas
isim: name
haykırmak: to shout
çığlık: scream
deniz: sea
Senin olduğun yerde yağmur var mı?
Where you are, is there rain?
sen: you
olmak: to be
yağmur: rain
Kar başladı mı?
Has the snow begun to fall?
kar: snow
başlamak: to begin
Yoksa göndereyim sana
If not, I could send to you
yoksa: if not
göndermek: to send
sen: you
Göndereyim gözyaşlarımı
I could send my tears instead
gözyaşı: tear
göndermek: to send

EXERCISE I

Order the lines.


EXERCISE II

Fill in the blanks.


EXERCISE III

Cross out the extra words.

Bir bağ bozumuydu gidişin, plajlar hep boşalmıştı
Bilmem farkında mıydın benim halimin, aklım sana takılmıştı
Nasıl da geçiverdi sensiz koskoca bir yaz mevsimi
Sonumu bile bile aşkla yakmışım kendi kendimi
Sensizlik çöküverdi önümde uzanan sahillere.
İsmini durmadan haykırırım çığlık çığlık denizlere
Bir daha görecek miyim o aşkların en güzelini?
Şimdiden özler oldum o güzel mavi gözlerini
Nasıl da geçiverdi hemen koskoca bir yaz mevsimi
Sonumu da bile bile yakmışım kendi kendimi

EXERCISE IV

Unjumble the lines.


EXERCISE V

Spell the word.


EXERCISE VI

Match the translations.


SONG PAD

Share Page

Report an Issue

Let Salim know if you spotted an issue on this page.

Message Sent!