Skip to main content
Hit enter to search or ESC to close
Close Search
search
Menu
youtube
instagram
tiktok
search
Menu
Sezen Aksu ⬥ Gidiyorum
-0:00
TURKOLLAGE
-0:00
TR
I
II
III
IV
V
VI
SP
TRANSLATION
I
II
III
IV
V
VI
SP
Gidiyorum
I'm Leaving
gitmek
: to go
Zaman sadece birazcık zaman
Time, just a little bit of time
zaman
: time
sadece
: only
birazcık
: a little bit
Geçici bu öfke, bu hırs, bu intikam
This anger, this ambition, this revenge is temporary
geçici
: temporary
öfke
: anger
hırs
: ambition
intikam
: revenge
Acılarımız tarih kadar eski
Our pains are as old as history
acı
: pain
tarih
: history
eski
: old
Nefes alıp vermek misali olağan
As ordinary as breathing in and out
nefes
: breath
almak
: to take (inhale)
vermek
: to give (exhale)
misal
: example, like
olağan
: ordinary
Zaman sadece birazcık zaman
Time, just a little bit of time
zaman
: time
sadece
: only
birazcık
: a little bit
Son bulduğu yerde sevgiler bir tek an
Where love ends, it lasts only a moment
son
: end
bulmak
: to find
sevgi
: love
an
: moment
Böyle benzer izler etrafında
All around such familiar traces
benzer
: similar
iz
: trace
etraf
: surroundings
Alışkanlıklarımız bile sıradan
Even our habits are ordinary
alışkanlık
: habit
sıradan
: ordinary
Gidiyorum bütün aşklar yüreğimde
I'm leaving, with all my loves in my heart
gitmek
: to go
aşk
: love
yürek
: heart
Gidiyorum kokun hala üzerimde
I'm leaving, your scent still clinging to me
koku
: scent
hala
: still
üzerim
: on me
Sana korkular bıraktım bir de yeni başlangıçlar
I've left you fears—and some new beginnings
korku
: fear
bırakmak
: to leave
başlangıç
: beginning
Bir kendim bir ben gidiyorum
It's me and myself—leaving
kendim
: myself
ben
: I
gitmek
: to go
Zaman sadece birazcık zaman
Time, just a little bit of time
zaman
: time
sadece
: only
birazcık
: a little bit
Kızgınlığım yalnızlıktan korktuğumdan
My anger comes from fearing loneliness
kızgınlık
: anger
yalnızlık
: loneliness
korkmak
: to fear
Bilirsin karanlıktan da ürkerim çocuklar gibi
You know I fear the dark like a child
bilmek
: to know
karanlık
: darkness
ürkmek
: to be scared
çocuk
: child
Işıkları hep yakarım bu korkudan
I always turn on the lights—because of this fear
ışık
: light
yakmak
: to light/turn on
korku
: fear
EXERCISE I
TR
II
III
IV
V
VI
SP
Order the lines.
EXERCISE II
TR
I
III
IV
V
VI
SP
Fill in the blanks.
EXERCISE III
TR
I
II
IV
V
VI
SP
Find the plural nouns.
Zaman
sadece
birazcık
zaman
Geçici
bu
öfke,
bu
hırs,
bu
intikam
Acılarımız
tarih
kadar
eski
Nefes
alıp
vermek
misali
olağan
Zaman
sadece
birazcık
zaman
Son
bulduğu
yerde
sevgiler
bir
tek
an
Böyle
benzer
izler
etrafında
Alışkanlıklarımız
bile
sıradan
Gidiyorum
bütün
aşklar
yüreğimde
Gidiyorum
kokun
hala
üzerimde
Sana
korkular
bıraktım
bir
de
yeni
başlangıçlar
Bir
kendim
bir
ben
gidiyorum
Zaman
sadece
birazcık
zaman
Kızgınlığım
yalnızlıktan
korktuğumdan
Bilirsin
karanlıktan
da
ürkerim
çocuklar
gibi
Işıkları
hep
yakarım
bu
korkudan
EXERCISE IV
TR
I
II
III
V
VI
SP
Unjumble the lines.
EXERCISE V
TR
I
II
III
IV
VI
SP
Spell the word.
EXERCISE VI
TR
I
II
III
IV
V
SP
Match the translations.
SONG PAD
TR
I
II
III
IV
V
VI
Share
Report
Share Page
Copy Link
Share via App...
Cancel
Report an Issue
Let Salim know if you spotted an issue on this page.
Cancel
Send Securely
Message Sent!
Close Menu
Scenes
Songs
Texts
Images
About
youtube
instagram
tiktok