Skip to main content

Sezen Aksu ⬥ Gidiyorum

-0:00
TURKOLLAGE

-0:00

TR
I
II
III
IV
V
VI
SP

TRANSLATION

Gidiyorum
I'm Leaving
gitmek: to go
Zaman sadece birazcık zaman
Time, just a little bit of time
zaman: time
sadece: only
birazcık: a little bit
Geçici bu öfke, bu hırs, bu intikam
This anger, this ambition, this revenge is temporary
geçici: temporary
öfke: anger
hırs: ambition
intikam: revenge
Acılarımız tarih kadar eski
Our pains are as old as history
acı: pain
tarih: history
eski: old
Nefes alıp vermek misali olağan
As ordinary as breathing in and out
nefes: breath
almak: to take (inhale)
vermek: to give (exhale)
misal: example, like
olağan: ordinary
Zaman sadece birazcık zaman
Time, just a little bit of time
zaman: time
sadece: only
birazcık: a little bit
Son bulduğu yerde sevgiler bir tek an
Where love ends, it lasts only a moment
son: end
bulmak: to find
sevgi: love
an: moment
Böyle benzer izler etrafında
All around such familiar traces
benzer: similar
iz: trace
etraf: surroundings
Alışkanlıklarımız bile sıradan
Even our habits are ordinary
alışkanlık: habit
sıradan: ordinary
Gidiyorum bütün aşklar yüreğimde
I'm leaving, with all my loves in my heart
gitmek: to go
aşk: love
yürek: heart
Gidiyorum kokun hala üzerimde
I'm leaving, your scent still clinging to me
koku: scent
hala: still
üzerim: on me
Sana korkular bıraktım bir de yeni başlangıçlar
I've left you fears—and some new beginnings
korku: fear
bırakmak: to leave
başlangıç: beginning
Bir kendim bir ben gidiyorum
It's me and myself—leaving
kendim: myself
ben: I
gitmek: to go
Zaman sadece birazcık zaman
Time, just a little bit of time
zaman: time
sadece: only
birazcık: a little bit
Kızgınlığım yalnızlıktan korktuğumdan
My anger comes from fearing loneliness
kızgınlık: anger
yalnızlık: loneliness
korkmak: to fear
Bilirsin karanlıktan da ürkerim çocuklar gibi
You know I fear the dark like a child
bilmek: to know
karanlık: darkness
ürkmek: to be scared
çocuk: child
Işıkları hep yakarım bu korkudan
I always turn on the lights—because of this fear
ışık: light
yakmak: to light/turn on
korku: fear

EXERCISE I

Order the lines.


EXERCISE II

Fill in the blanks.


EXERCISE III

Find the plural nouns.

Zaman sadece birazcık zaman
Geçici bu öfke, bu hırs, bu intikam
Acılarımız tarih kadar eski
Nefes alıp vermek misali olağan
Zaman sadece birazcık zaman
Son bulduğu yerde sevgiler bir tek an
Böyle benzer izler etrafında
Alışkanlıklarımız bile sıradan
Gidiyorum bütün aşklar yüreğimde
Gidiyorum kokun hala üzerimde
Sana korkular bıraktım bir de yeni başlangıçlar
Bir kendim bir ben gidiyorum
Zaman sadece birazcık zaman
Kızgınlığım yalnızlıktan korktuğumdan
Bilirsin karanlıktan da ürkerim çocuklar gibi
Işıkları hep yakarım bu korkudan

EXERCISE IV

Unjumble the lines.


EXERCISE V

Spell the word.


EXERCISE VI

Match the translations.


SONG PAD

Share Page

Report an Issue

Let Salim know if you spotted an issue on this page.

Message Sent!