Skip to main content

Teoman ⬥ İstanbul'da Sonbahar

-0:00
TURKOLLAGE

-0:00

TR
I
II
III
IV
V
VI
SP

TRANSLATION

İstanbul'da Sonbahar
Autumn in İstanbul
İstanbul: Istanbul
sonbahar: autumn, fall
Mevsim rüzgârları
The winds of the season
mevsim: season
rüzgâr: wind
Ne zaman eserse
Whenever they start to blow
ne zaman: whenever
esmek: to blow (of wind)
O zaman hatırlarım
That's when I remember
o zaman: then, at that time
hatırlamak: to remember
Çocukluk rüyalarım
The dreams of my childhood
çocukluk: childhood
rüya: dream
-larım: my (plural)
Şeytan uçurtmalarım
My little paper kites
şeytan uçurtması: simple handmade paper kite
-larım: my (plural)
Öper beni annem
My mother kisses me
öpmek: to kiss
ben: me
annem: my mother
Yanaklarımdan
Upon my cheeks
yanak: cheek
-larımdan: from my cheeks
Güzel bir rüyada
In a beautiful dream
güzel: beautiful
rüya: dream
-da: in
Sanki sevdiklerim
As if those I love
sanki: as if
sevdiklerim: those I love
Hayattalarken hâlâ
Were still alive somehow
hayatta: alive
hâlâ: still
Akşama doğru azalırsa yağmur
Toward evening, if the rain begins to fade
akşama doğru: toward evening
azalmak: to lessen, fade
yağmur: rain
Kız Kulesi ve Adalar
The Maiden's Tower and the Islands
Kız Kulesi: Maiden's Tower
Adalar: the Princes' Islands
Ah, burada olsan, çok güzel hâlâ İstanbul'da sonbahar
Ah, if only you were here—autumn's still beautiful in İstanbul
burada: here
olmak: to be
hâlâ: still
İstanbul: Istanbul
sonbahar: autumn
Her zaman kolay değil
It's not always easy
her zaman: always
kolay: easy
değil: not
Sevmeden sevişmek
To make love without loving
sevmek: to love
sevişmek: to make love
Tanımak bir vücudu
To come to know a body
tanımak: to know, to recognize
vücut: body
Yavaşça öğrenmek
To learn it slowly
yavaşça: slowly
öğrenmek: to learn
Alışmak ve kaybetmek
To get used to, and then lose
alışmak: to get used to
kaybetmek: to lose
İstanbul bugün yorgun
Istanbul is weary today
İstanbul: Istanbul
bugün: today
yorgun: tired
Üzgün ve yaşlanmış
Sad and aged
üzgün: sad
yaşlanmış: aged
Biraz kilo almış
She's put on a little weight
biraz: a little
kilo almak: to gain weight
Ağlamış yine
She's been crying again
ağlamak: to cry
yine: again
Rimelleri akıyor
Her mascara is running
rimel: mascara
akmak: to run, to flow
Akşama doğru azalırsa yağmur
Toward evening, if the rain begins to fade
akşama doğru: toward evening
azalmak: to lessen, fade
yağmur: rain
Kız Kulesi ve Adalar
The Maiden's Tower and the Islands
Kız Kulesi: Maiden's Tower
Adalar: the Princes' Islands
Ah, burada olsan, çok güzel hâlâ İstanbul'da sonbahar
Ah, if only you were here—autumn's still beautiful in İstanbul
burada: here
olmak: to be
hâlâ: still
İstanbul: Istanbul
sonbahar: autumn

EXERCISE I

Order the lines.


EXERCISE II

Fill in the blanks.


EXERCISE III

Find the 6 words with the plural suffix.

Mevsim rüzgârları
Ne zaman eserse
O zaman hatırlarım
Çocukluk rüyalarım
Şeytan uçurtmalarım
Öper beni annem
Yanaklarımdan
Güzel bir rüyada
Sanki sevdiklerim
Hayattalarken hâlâ
Akşama doğru azalırsa yağmur
Kız Kulesi ve Adalar
Ah, burada olsan, çok güzel hâlâ
İstanbul’da sonbahar

EXERCISE IV

Unjumble the lines.


EXERCISE V

Spell the word.


EXERCISE VI

Match the translations.


SONG PAD

Share Page

Report an Issue

Let Salim know if you spotted an issue on this page.

Message Sent!